Üreme İmmünolojisi

Üreme (Reproduktif) İmmünolojisi (Bağışıklık Sistemi)

Üreme İmmünolojisi, tekrarlayan gebelik kaybı ve tekrarlayan IVF (tüp bebek) implantasyon başarısızlıkları için açıklamalar ve tedavi seçenekleri için bağışıklık sistemine bakan, gelişmekte olan bir bilimsel alandır. Üreme İmmünolojisi, bağışıklık sistemi ile üreme sistemi arasındaki etkileşimleri inceleyen bir tıp alanıdır.

Bağışıklık sistemi bir embriyoya “istilacı” olarak tepki verebilir ve bu nedenle bu hücrelerin büyümesini durdurmaya çalışabilir. Anne vücudu embriyonun gelişmesini engellemek için bölgesel iltihap dediğimiz rahim’de inflamasyon yaratır. Üreme tıbbı alanında enflamasyonu azaltmak ve başarılı gebelik sonuçlarını desteklemek için bağışıklık sistemini baskılamak için birçok tedavi kullanılmaktadır.

Özellikle tüp bebek tedavilerinde veya tekrarlayan gebelik kayıplarındaki en büyük sorun embriyodaki genetik problemler veya anne rahmindeki şekil bozukluklarıdır. İmmünolojik (bağışıklık) problemler, infertilite (kısırlığa) veya hamilelik kaybına neden olabilecek çok çeşitli sorunlardan sadece biridir . Genetik problemlerin özellikle genç hastalarda tekrarlayan gebelik kayıplarının ve tekrarlayan IVF başarısızlığının önemli nedeni olma ihtimali düşüktür.

Aşağıdaki durumlarda üreme immünolojisi üzerine eğilmekte fayda vardır:

  • 35 yaşından önce üç erken gebelik kaybı veya IVF başarısızlığı
  • 35 yaşından sonra iki erken gebelik kaybı veya IVF başarısızlığı
  • Daha önce saptanmış immünolojik problemler (romatizma, Sistemik lupus eritamatozis, gibi)
  • anormal fetal büyüme gösteren önceki gebelikl
  • Çocuğu olanlar ve ikinci kez yapmaya çalışırken birden çok düşük yapanlar

Tedavide, standart veya gelişmiş tüp bebek tedavisi protokollerinin yanında tamamlayıcı bağışıklık yani üreme immünolojisini düzenleyecek kortikosteroidlerden başlayıp, intralipid, adalimumab, düşük doz aspirin ve heparin gibi tedavi planları uygulanır.

Üreme İmmünolojisi Testleri

Bir çok immünolojik test olsa da, günümüz çağında mevcut olan testlerin belirli sorunları tanımlamak için tam olarak yeterli olmadığı genel kanaattir. Bununla birlikte, bol miktarda iltihaplanmanın olup olmadığını belirlemek için kan ve rahim (endometrium) doku örneklerine bakmak için kan ve patoloji numuneleri alınır.

Antinükleer antikorlar (ANA)

Bir antinükleer antikor testi, bir hücrenin çekirdeğinin bileşenlerine reaktif olan antikorları tespit eder. Pozitif sonucu olanlarda tekrarlayan gebelik kaybı riskinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Antitiroid Antikorlar (ATA)

ATA’lar, rahimdeki T hücreleri tarafından salgılanan proinflamatuar sitokinlerdeki artışla ilişkilidir. Bu nedenle, yüksek ATA’lar, implantasyonu etkileyebilmektedir.

Doğal Öldürücü Hücre (natural killer)

Doğal Katil Hücreler (NK), enfeksiyonlar ve kanserli hücrelerin imhası olmak üzere birçok temel işlevi yerine getiren bir tür beyaz kan hücresidir. Dolaşımdaki NK hücrelerinin yüksek seviyeleri, tekrarlayan gebelik kaybı ile ilişkilidir.

Yardımcı T 1 ve 2 Testi (Th1, Th2)

Yardımcı T hücreleri, Yardımcı 1 ve 2 hücrelere bölünebilen bir lenfosit türüdür. Th1 ve Thr2 bağışıklık hücreleri enfekte veya anormal olduğunu düşündükleri hücrelere saldırmaya ve öldürmeye yönlendiren sitokinleri salgılar. Bu sistem arasında doğal bir denge vardır, ancak daha yüksek oranlara sahip olanlar genellikle daha yüksek düzeyde kısırlık ve gebelik kaybı yaşarlar.

Düzenleyici T Hücreleri (T reg)

Düzenleyici T hücrelerinin, bir kadının bağışıklık sisteminin yarı yabancı bir embriyoyu reddetme eğilimini kontrol etmede önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir

Bağışıklık hücreleri alt grup fenotiplenmesi

Lenfositler üzerinde olan antijenlere göre (CD-3, CD-4, CD-8, CD-19, CD-5, CD56, CD16 ) kandaki lenfosit türlerinin yüzdesine bakar. Bunlar arasında CD56 lenfosit düzeyi yüksek olanlarda erken gebelik kayıplarının daha fazla olduğu izlenmiştir.

İletişim
× Whatsapp Destek